Arı Yetiştiriciliği

Arı yetiştiriciliği tarihi insanlık tarihi kadar eskilere dayanmaktadır. Araştırmalara göre arı yetiştiriciliği 7 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Asırlardır arıdan elde edilen bal insanlarda hem gıda hem de ilaç olarak kullanılmıştır. Bal mumu ise değişik yerlerde kullanılmıştır.

Binlerce yıldır insanlar bal arılarını evcilleştirilmiş hayvan olarak yaşamlarının bir parçası haline getirmişlerdir. Arılar bu güne kadar işlenmiş doğanın bir parçası olarak yer almıştır. Arıların çiçekteki tozlaşma etkinliğinin, ürettikleri balın değerinden çok daha fazla olduğu bilinmektedir. Kendi kendini dölleyen bitkilerin bile arılar tarafından ziyaret edilmediği zaman verimlerinin düştüğü gözlenmiştir.
Bu kadar değişik alanlarda faydası olan arıların nasıl yetiştiği veya bir başka deyişle nasıl yaşama alanı olduğuna bakalım.

Arı Kolonisi:

Arılar koloni halinde yaşarlar bir ana arı, işçi arılar ve erkek arılar olmak üzere bir koloniyi meydana getirirler. Bal arılarında kış mevsiminde bir kolonide bir ana arı olmak üzere yaklaşık 10 bin işçi arıdan oluşmaktadır. Yaz mevsiminde ise bir ana arı 20 bin ila 40 bin civarında işçi arı yaklaşık 300 ila 1.000 arasında erkek arıdan meydana gelmektedir.

Arılarda Yaşam:

Ana arı veya kraliçe arı arıların en büyüğüdür. Her gün 2.000 civarında yumurta çıkarır. Ana arı 5 yıl kadar yaşamaktadır. Duyuları aracı ile koloni içerisinde olup bitenleri takip ve kontrol eder. Koloni genişleyip ana arının feromon konsantrasyonu (Cinsel cazibesi veya cinsel isteği) düşerse veya ana arı hasta olursa o zaman işçi arılar yeni bir koloni oluştururlar. Halk arasında buna oğul verme işlemi denir. Bu sırada eski kraliçe arı yerine yeni kraliçe arı yetiştirebilir.

Arıların Görevleri:

Arı kolonisinde kovan içerisinde yaptıkları işe göre üç çeşit arı vardır. Bunlar işçi arı, erkek arı ve ana arı (kraliçe arı) olarak isimlendirilir.

İşçi Arı:

Koloni içerisinde arıların en küçüğü işçi arıdır. Aynı zamanda en kısa yaşam süresine sahip olan işçi arı isminden de anlaşılacağı gibi ömrünün son gününe kadar çalışır. İşçi arı dişi arılardır. Ovaryumları vardır fakat döllenmiş yumurta yumurtlamazlar. İşçi arılar adı üzerinde iş arılarıdır.

İşçi arı hayatlarının;

Birinci gününden 3. Gününe kadar temizlik işlerini yaparlar.

4. günden 10. Güne kadar kuluçkalara bakarlar.

11. günden 20. Güne kadar bal peteklerini yaparlar, kovanın giriş deliğini korurlar.

21. günden 40. Güne kadar çiçeklerden polen toplar bal yaparlar.

Erkek Arı:

Erkek arı işçi arılardan daha cüsseli ve büyüktür. Erkek arı normalde yaz sonrası sağ kalmazlar. Koloninin aktif mevsiminde erkek arılar doğar. Erkek arının rolü ana arı ile çiftleşmektir. Erkek arı Temmuz – Ağustos aylarında çiftleşme mevsiminin sonunda işçi arılar tarafından yok edilirler. Buna erkek arıların kovandan atılması deyimi kullanılır.

Ana Arı veya Kraliçe Arı:

Ana arı (kraliçe arı) peteğin çok özel bir bölümünde yetişir. Ana arının yetiştiği peteğin gözü öbür petek gözlerinden farklı olarak daha büyüktür. Ana arının yetiştiği petek gözü ihtimamla yapıldığı görüldüğü zaman hemen fark edilir.

Ana arı (kraliçe arı) kolonide erkek arılarla çiftleşerek koloninin devamı için yumurtlar. Ana arı kolonide arıların üremesini devam ettirme görevi üslenmiştir.

Arı Gelişimi:

Arı gelişimi, arının yumurtadan erişkin hale gelmesi için bir ana arı için 16 gün, işçi arı için 21 gün ve erkek arı için 24 gün zaman gereklidir.

Üç gün geçtikten sonra larva yumurtadan çıkar sonra propupadan (Larvada ilk değişim) prepupaya (larvanın son hali) geçer. Onuncu günden sonra yavru gözleri kapanır. Bundan sonra kuluçka başlar.

Arı Yetiştiriciliğinin Ekonomiye Katkısı:

Bal arılarından, başta bal olmak üzere bal mumu, arı sütü, arı zehiri gibi ürünler alınmaktadır. Ayrıca kovan içinden polen ve propolis elde edilir. Bu ürünlerin arıcıya ekonomik olarak katkıda bulunur.

Bal arıları meyve çiçeklerinin tozlaşmasına yardımcı olur. Meyve üretimine ekonomik olarak katkı sağlar. Meyve yetiştiriciliği yapanlara bahçe içerisinde bal arısı kovanı bulundurulması tavsiye edilmektedir.

Bal arılarının badem, elma, kayısı, şeftali, kiraz, üzüm, turunçgiller, kavun, karpuz, armut, trabzon hurması, erik, ahududu, böğürtlen ve çilek gibi meyvelerin üretiminde katkısı vardır.

Yonca, kuşkonmaz, karnabahar, lahana, havuç, kereviz, pamuk, salatalık, keten, soğan, biber, kabak, turp, kolza, şalgam, ayçiçeği ve bakla gibi tohumlu bitkilerinde yetiştirilmesine de arıların katkısı büyüktür.

Arı yetiştiriciliği eskiden ek gelir olarak yapılırken son zamanlarda ana gelir kaynağı olma yolunda hızla ilerlemektedir. Arı yetiştiriciliğinde fazla bir altyapı ve toprak gerekmediğinden herkes tarafından yapılabilir.


Yorumlar

  1. uğur dedi ki:

    Slm mrb biz 5 kişilik bir grup ile arıcılık işine girmek istiyoruz. Şu anda hepimizin işi var farklı farklı kimimiz iş sahibi kimimizde çalışanız ama bu işlerden fazla bi kazancımız olmuyo ortaklaşa arıcılık işine girmek istiyoruz. Ama nasıl yapılacağı, yapılırsa bize getirisi olacakmı? Bilmiyoruz. Bu konuda bilginiz varsa bizi aydınlatırsanız çok memnun oluruz. y.a.m.a.n@hotmail.com

  2. admin dedi ki:

    Sayın Uğur,
    Arıcılık esasında fazla emek vermeden yapılan bir iş gibi gözüksede ilgilenmek gerekiyor. Oturduğunuz yer neresi bilmiyorum her İlde Arıcılık Birlikleri var onlar yardımcı olurlar sanırım. Zaten arıcılık yaparsanız Birliğe üye olmanız gerekiyor.

Paylaş

*

Copy Protected by Chetan's WP-CopyProtect.